dolaşırken düşlerde
bir masala karıştık
bir yerlerdeydik
adını kimselerin bilmediği
bir gece düşüydü yaşadığımız
masallara dönüştü
bakıştık beraberce
gökten üç elma düştü
o gece
birini prensese yedirdi cadı kraliçe
birini havada okladı Giyom Tel
gülüşüp sevindiler
Kaçıştık kuytularına sevdanın
yolumuzu kesti kurşun askerler
odun ateşine atmışlar
içlerinden birini
seyrediyorlardı yanmıyan yüreğini.
yol sorduk,yordam sorduk
elpençe divan durduk
dedik ki kaybolduk
bir sevdanın masalında
dağ başlarında dolanıp durduk
aman asker
yaman asker
dağ başları duman asker
yüreğin yansın bize
sevdamıza yol göster.
başını çevirdi askerler
bir ağaca baktılar
yürek yakan ateşe bir kaç odun attılar
ağaç altında bir kurt
aç,susuz kaç gündür
kırmızı şapkalı kızı bekler
avcı delmiş postunu
boşa gitmiş emekler
karşıda bir kulede
saçlarını uzatmış avcıya Rapunzel
dedik ki sende yalnızdın nicedir
anlarsın halimizden
ormanda geçirdik kışı
bulamadık çıkışı
sevdana kurban
bir yol çiz bize
bir ışık ver
yedi kat arş dan bir ses
dedi bilse,bilse
bilir kurbağa prens
kurbağa prens üzgün
bilmem ki dedi
zaten geçen gün
prenses tutmadı sözünü
beni öpecekken
öptü devin gözünü
dev de düşmüş fasulyeden
kapalı tek gözü
hafiften oynatıp ellerini
işaret etti
çıkarın küpünden dedi kırk haramileri
çıkardık küpünden haramileri
Ali baba sevindi
sizin yolunuz değil dedi
benim masalımda ki şehir
kimsenin bilmediğini
orman perisi bilir
ormana koştuk ümitle
masala söz topladık
in cin top oynayıp
hopladık,zıpladık
dedik ki
güzel peri,gözüm peri
değneğinde sözün peri
sığamadık yüreklere
bulamadık sevgileri
peri üç yıl düşündü
dedi ki çaba boşuna
masalda olur sevdalar
binin Anka kuşuna
bir yokmuşla başlayıp güne
dönün geldiğiniz düne..

Musa Poyraz ~Masal